YESIM

YESIM
Elveda demenle yıkıldım o an
Hayalmi gerçekmi anlayamadım
Gözümün önündeydi o yüzün
Bir an ağlamak istedim ağlayamadım

Şimdi beni istiyorsan neden geliyim
Kalbimi kırmana birdaha nasıl izin veriyim
Bakma öyle gözlerime sen beni kaybettin
Birdaha asla seni sevmeyeceğim.



Gözlerim;hala seni arıyor.
Hala köşe başında seni arıyorum.
"birgün dönersin" diye...
Seni ararken gözlerim;
Dalıyor uzaklara...
Dalıyorum eskiye...
Mazilerde kayboluyorum adeta...
Senden habersiz...
Elimde olmadan;
Seni düşünüp ağlıyorum...
Hıçkırıklarım sana haykırıyor,
Gözyaşlarım sana isyan ediyor...
Sen gelesin diye...
Gelir misin?
Yeniden sevebilir misin?
Gözyaşlarımı;dindirebilir misin?

# Posté le vendredi 06 juin 2008 13:31

Modifié le mercredi 26 novembre 2008 15:58

1000 AYNALI DAG

1000 AYNALI DAG

# Posté le mardi 12 février 2008 15:13

Modifié le vendredi 21 août 2009 04:45

BİZZ

BİZZ
BEN VE CANIM KUZENİM NESLİ

# Posté le mardi 12 février 2008 15:08

Modifié le dimanche 09 août 2009 15:04

basortusu yakismis mi???

basortusu yakismis mi???
(''V'') (''v'')
Mum ateşe gönül vermiş ateş onu eritip tüketsede razıymış çünkü seviyormuş bu
Sevgiye hayatını adayan mumun tek korkusu ise eridiğinde ateşin sönmesiymiş.
Düşünüyorumda düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken düşündüğünü düşünüyor olmam olsa gerek.
Sen beni benim seni sevdiğim kadar sev ki , ben senin beni benim seni sevdiğim kadar sevdiğini bileyim.
Sen Allah'a dilenen bir dilek, gözlere uzanan ellerimsin.
Sen gözlerimden süzülen yaş, tek düşüncem hasretimsin. sen aşkımsın hayatımsın birtanem sevgilim herşeyimsin ela gozlum

# Posté le mardi 20 novembre 2007 11:51

Modifié le samedi 24 janvier 2009 05:40

ablam ve ben

ablam ve ben
Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını,halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş.

Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içindeolduğunu görmüş.

Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressam üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta yine, resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemişfakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş.

Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.

Usta ressam şöyle demiş:

"İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün.Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir.
Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma."

==============================

Herkes bol bol eleştiriyor. Yıkmaya, dağıtmaya, göçürmeye meraklı o kadar insan var ki? Ama yapmaya yok.
M.Akif diyor "Yıkmak istersen eğer, koskoca Süleymaniye'yi iki günde iki amele ile yerle bir edersin. Yeniden yapmaya kalkıştığında ise, koskoca bir medeniyeti yeni baştan kurman ve o medeniyet içinde de bir Mimar Sinan yetiştirebilmen gerekir" diye.
Ne kadar doğru.

Yapıcı olmak zordur.
Yapıcı olmak bilgi, birikim gerektirir.
Sağlam bir eğitim - kültür gerektirir.
Çifte standartlı olmamayı gerektirir.

Yıkmak için ise sadece basit bir kazma yeter de artar bile.

# Posté le samedi 03 novembre 2007 18:53

Modifié le vendredi 28 novembre 2008 12:10